Примеры использования: hazard

occupational hazard.
Mesleki tehlike.
It's a fun hazard.
Eğlence tehlikesi oluşturuyor.
The carnivore's hazard.
Etçillerin tehlikesi de bu.
exposure, injury, or some other hazard of street life.
bakımsızlıktan, sakatlanmaktan, veya sokak hayatının getirdiği diğer tehlikelerden.
Unfortunately, it's an occupational hazard.
Ne yazık ki bu bir mesleki tehlike.
It's a health hazard.
Sağlığınız tehlikede.
Crossing is an occupational hazard.
Çatışmak mesleki bir tehlikedir.
We have a serious biological hazard.
Ciddi bir biyolojik tehlikeyle karşı karşıyayız.
Landing so many gliders in rough, hostile country was a formidable hazard.
Sert, düşmanca davranan topraklara planör indirmek korkunç bir riskti.
The feds took away my hazard pay.
Federaller risk ödememi aldı.
Everyone gets their hazard pay, including you.
Herkes risk ödemesini alacak, sen dahil.
Now, it's not gonna be me, but absent the hazard pay, sooner or later, someone's gonna flip.
Ben yapmam ama, risk ödemesi olmadan...
It's a goddamn safety hazard.
Güvenlik riski yaratıyor.
And big fires mean overtime, hazard pay.
Büyük yangınlar fazla mesai ve risk ödemesi almam demek.
Occupational hazard.
Mesleki risk.
Don't they know the hazard of second-hand smoke?
Pasif içiciliğin risklerini bilmiyorlar mı?