Примеры использования: have a great

You have invested a great deal of your capital in this restaurant, Hastings?
Sermayenin büyük bir kısmını bu restorana mı yatırdın, Hastings?
By the way, your uncle told me that you have a great imagination.
Bu arada, amcan bana harika bir hayal gücün olduğunu söyledi.
My ship will bring you to the king, who has offered a great reward for this stone.
Gemimle sizi, bu taş için büyük ödül vaat eden krala götüreceğim.
I have a great sense of humor, but you could probably already tell that.
Harika bir espri anlayışım vardır, ama bunu zaten anlayabilirsin.
Well, it seems our officers have had great difficulty tracing your IP address back to your computer.
Anlaşılan o ki, memurlarımız IP adresinizin bilgisayarınıza kadar izini sürerken büyük zorluk yaşamış.
He'd have been a great football player for Polk High but he refused to take off his spurs.
Polk lisesi için harika bir futbolcu olabilirdi ama mahmuzlarını çıkarmayı reddetti.
I must say, Miss Diallo, your tale of woe shows you to have great virtue.
Bayan Diallo ıstırap hikâyenizin büyük erdeminizi gösterdiğini söylemeliyim.
It would have been a great commercial, if you wouldn't have burned down my bar.
Eğer barımı yakmasaydın o zaman harika bir reklam olabilirdi.
The one I serve believes you have a great destiny.
Benim hizmet ettiğim şey, senin büyük bir kaderin olduğuna inanıyor.
I may not have a great accent, but the words...
Aksanım iyi olmayabilir ama kelimelerle ilgili sıkıntı yok.
To make life worth living, a man or a woman, you got to have a great love or a great cause.
Hayatı yaşamaya değer hale getirmek için,bir erkek veya bir kadını, büyük bir aşk ya da harika bir neden olabilir.
Thank you for stopping in Ms. Fischer, have a great...
Uğradığınız için teşekkürler Bayan Fischer, iyi g...
"cool guy" card if you admit you give a shit about something or, God forbid, you had a great time.
Eğer bir bok vermek kabul "cool adam" kartı ise bir şey ya, Allah korusun, büyük bir zaman vardı.
'This is us allegedly having a great time.'
Sözde iyi vakit geçiriyoruz.
The science of the mind has progressed a great deal in the last twenty years, Marilyn.
Zihin bilimi ilerlemiştir son yirmi yılda büyük bir, Marilyn.
I think it looks good, and I think you have a great chance with or without me.
Ben, iyi görünüyor düşünüyorum ve ben büyük bir var ya da bensiz şans.