Примеры использования: harmonic

You'd have to calculate the harmonic resonance of the entire structure down to a sub-atomic level.
O zaman bütün yapının atom-altı seviyelerinde kesin harmonik rezonansını hesaplamamız lazım.
We have been experiencing a harmonic amplification effect.
Bir uyumlu büyüme etkisi yaşadık.
Specifically, bounded harmonic functions.
Özellikle harmonik fonksiyonlarda.
It looks like they're using harmonic inversion technology.
Onlar uyumlu tersyüz olmuş teknoloji kullanıyorlar gibi.
Harmonic resonance.
Harmonik rezonans.
I appreciate your concern, but I'm completely... harmonic.
Ben tamamen uyumlu biriyim.
Controlled magnetic harmonic resonance.
Kontrollü manyetik harmonik rezonans.
That appears to be some type of neural harmonic with a, uh...
Görünüşe göre bu bir tür nöral uyumlu...
It could be the harmonic frequencies.
Armonik frekanslarda olabilir.
Harmonic dreams, sweet children.
Ahenkli rüyalar, tatlı çocuklar.
Hey, Dad, this is my graduate harmonic analysis seminar.
Hey, baba, bu lisansüstü armonik analiz seminerim.
He was misusing Vaatu's power during harmonic convergence to force spirits to fight you.
Ahenkli Buluşma sırasında Vaatu'nun gücünü kötüye kullandı ve ve ruhların sana karşı savaşmalarını sağladı.
The attendant one-dimensional wave equation has mesmerizing harmonic properties.
Büyüleyici armonik özelliklere eşlik eden, bir-boyutlu dalga denklemi.
Harmonic sequences have begun.
Ahenkli seriler başladı.
I think I've just found a way to express Calabi-Yau manifolds in a way that goes beyond the existence of a nonvanishing harmonic spinor.
Sanırım az önce Calabi-Yau manifoldlarının, sonsuz armonik spinorların varolması yoluyla, açıklanabileceği bir yol buldum.
By emitting harmonic vibrations to shatter the lattices.
Ahenkli titreşimler yayarak örüntüleri kıracaklar.