Примеры использования: harassment

- This is harassment.
- Bu yaptığınız taciz!
This is police harassment!
Buna polis tacizi denir.
There was always a little harassment.
Her zaman azıcık da olsa taciz ediyorlardı.
The continuing harassment?
Ve devam eden tacizler?
That's harassment.
- Bu bir tacizdi.
What kind of harassment?
Now, this harassment of my client ends today.
Şimdi, müvekkilimin bu rahatsızlığı bugün sona eriyor.
Coming here like this is harassment.
Buraya böylece gelmen tacize girer.
Police harassment of a senior citizen.
Polisin yaşlı bir vatandaşa verdiği rahatsızlık.
Well, gentlemen, we're here to discuss your illegal harassment of my client.
Beyler, müşterime verdiğiniz yasa dışı rahatsızlığı konuşmak için buradayız.
He's filing charges of harassment against me.
Rahatsızlık vermeden beni dava ediyor.
Let's call this your harassment fine.
Buna rahatsızlık verme cezan diyelim.
It was starting to feel like harassment.
Rahatsızlık vermeye başlamıştı.
He's got several harassment complaints lodged against him.
Çevreye rahatsızlık vermekten şikayet edilmiş...
Their continued harassment should assuage their fears.
Verdikleri rahatsızlık, korkularını dindirmeli.
- This is harassment.
Kişisel tacize giriyor artık.