Примеры использования: happen

Nothing's gonna happen to you, Mr. Teeny Number 7.
Sana hiçbir şey olmayacak, Bay 7 numaralı genç.
He's involved in what's happened today.
Bugün yaşanılanlarla alakası var.
Remember, what happen in L.A., stays in L.A.
Unutma, Los Angeles'ta ne olursa, burda kalır.
Not gonna happen.
That can happen with killing anxiety.
Öldürme kaygısında buna rastlanabilir.
Very rare in someone Matty's age, but it can happen.
Matty'nin yaşında az görülse de olabiliyor.
After what's happened, an aawul lot of people are wide awake.
Bugün yaşanılanlardan sonra efendim, halkın büyük bir kısmı uyanık.
J.R. knew what he was investigating was dangerous, and if something happened to him, he wanted you all to have these things.
J.R., onun araştırdığı şeyin tehlikeli olduğunu biliyordu ve kendisine bir şey olursa bunların sizin elinize geçmesini istedi.
Breakthroughs will happen.
So, did you, um, did you happen to see the, um...
Yani şeye rastladın mı,...
But, that dangerous situation will happen again if we have special students.
Fakat bu tehlikeli durum eğer özel öğrencileri alırsak yine olacaktır.
I'm trying not to think about what happened.
Yaşanılanları düşünmemeye çalışıyorum.
Mr. Bavooki says if it happens one more time, he's firing me, and he's banning you from ever ordering from Bavooki's again.
Bay Bavooki, bir daha olursa beni kovacağını senin de Bavooki'den sipariş vermeni yasaklayacağını söyledi.
Miracles can happen.
Mucizeler gerçekleşiyor.
I'm afraid our pursuit is over unless we can happen upon a comrade who knows their way around borders.
Korkarım ki takibimiz sona erdi, tabii eğer sınırları geçmenin yolunu bilen bir yoldaşa rastlamazsak.
And Angie asked herself, what would happen if Mona Clarke lived?
Angie, kendi kendine, Mona yaşarsa ne olacağını sordu.