Примеры использования: ham

- Like a Christmas ham.
Noel jambonu gibi.
I thought Alan burned the ham.
Ben de Alan kıçını yaktı sanıyordum.
All I need is to rig it with a fishing pole and a HoneyBaked Ham.
Bir oltaya ballı pastırma takıp önüne assam yeter.
Ham and me got ordered to Nicaragua.
Ham ve ben Nikaragua'ya gitme emri aldık.
What a pair of hams.
Ne gösterişçi bir ikili ama.
You're such a ham.
Artistin tekisin.
Who wants a ham?
Kim but istiyormuş?
Do you like ham?
Jambon sever misin?
Sami's such a ham, it's ridiculous.
Sami sadece gösterişçi, saçmalıktan başka bir şey değil.
Okay, you ham, that's enough.
Pekala artist, yeter bu kadar.
And he was famished, so he borrowed a ham.
Midesi de nasıl kazınmış, bir but ödünç aldı.
Shrimp... ham.
Karides, jambon.
Why, that big ham, she couldn't-- Well, she....
- Niçin kocaman kıçı var diye mi...
Now, do you know where I can find those little ham balls?
Bu mesele de bittiğine göre şu pastırmalar nereye kayboldu?
No ham." Ordering soul food.
hayır ham.".
Zoe, hit him with the pressed ham!
Zoe, hadi ona kıçını göster!