Примеры использования: guiding

-Held under the dorsal guiding feathers?
-Sırttaki kılavuz tüylerin altında mı taşırlar?
I think fortune was definitely guiding his journey.
Galiba kader gerçekten yolculuğuna rehberlik ediyormuş.
Anyone ever tell you you look like Damon on guiding light ?
Daha önce sana, yol gösteren ışıktaki Damon'a benzediğini söyleyen oldu mu?
You want me to guide him to the middle.
Onu ortalara yönlendirmemi istiyorsunuz.
I'll just guide them to the shore!
Onu limana götüreceğim.
I saw my guiding spirit.
Rehber ruhumu gördüm.
- You were the guiding spirit.
- Yol gösterici ruh gibiydiniz.
Now we gently guide him toward the rocks.
Şimdi onu yavaşça kayalara doğru yönlendirelim.
There's a guiding star
Orada bir rehber yıldız var
The guiding light of his virtuous heart providing illumination in these dark and troubling times.
Erdemli kalbinin yol gösterici ışığı sayesinde karanlık ve kötü zamanlar aydınlanıyor.
The gang case I worked on last year, my guiding principle was their territorial nature.
Geçen sene çalıştığım çete olayı, ...temel ilkem onların bölgesel tabiatıydı.
We guide.
If we assume both a quantum particle, for example, an electron, and a guiding wave that governs its motion...
Hem bir kuantum parçacığının, örneğin bir elektronun hem de onun hareketini yöneten bir "kılavuz dalga"nın...
I'm guiding you.
Ben size rehberlik.
As if sheep don't need a shepherd guiding them.
Onlara yol gösteren bir çobana ihtiyacı olmayan koyunlar gibi.
May God guide
Tanrı bize yol göstersin