Примеры использования: grounded

I think Dad just grounded us.
Ben babam bizi topraklı düşünüyorum.
No, I was granted a divorce on grounds of abandonment.
Hayır, terk edildiğime dayandırarak boşanma davası açtım.
Oh, recycled grounds.
Dönüşümlü tortu.
On what grounds do you base this preposterous notion?
Bu abes görüşü neye dayandırıyosun?
- You're grounded.
- Sen topraklı konum.
So I guess I'm grounded.
Sanırım çakılıp kaldım .
On what grounds do you make this plea?
Savunmanızı neye dayandırıyorsunuz?
...and a well - grounded one.
..ve iyi..topraklı !
You know, I can't really connect with the whole ground.
Biliyorsun, ben bütün bu bağlantıları kuramam.
Getting drunk, tattooed and grounded?
Sarhoş olup, dövme yaptırmış ve kıç üstü çakmıştım.
That's why you feel so grounded and in control.
Eğer çok topraklı ve kontrol hissediyorum nedeni budur.
You, like, grounded?
Çakılıp kalmış gibisin.
Um, on the grounds that when you guys abducted me, you separated me from true love.
Beni kaçırdığınızda, beni gerçek aşkımdan, ayırdığınıza dayandırıyorum.
I ran some grounded outlets for his computers.
Bilgisayarı için birkaç topraklı priz taktım.
Oh, I am so grounded.
Oh, buraya çakılıp kaldım.
So we're grounded.
Oyleyse buraya cakilip kaldik