Примеры использования: grille

Don't forget to check for hair behind the grille.
Izgaranın arkasındaki saçları unutma.
Call me when you decide about the grille.
Panjur konusunda karar verince beni haberdar edin.
"Le grille"?
"Le ızgara"?
But then it starts launching manhole covers right from the grille of the truck.
Ama sonra kamyonun parmaklıklarından rögar kapakları fırlatmaya başladı.
I don't need two low-rent hooligans all up in our top-secret grille.
Şu iki ucuz holiganın bizim çok gizli kafesimize girmesini istemiyorum.
The blade must've severed just below the c-5 vertebra and the force of the impact propelled the head into the grille.
C5 omurunun, hemen altından kesilmiş ve darbenin etkisiyle kafa ızgaraya girmiş.
The platinum grille, Burberry interior.
Platin ızgara, ekose kaplama.
- The grille's busted and bloody.
- Izgara mahvolmuş ve kanlı.
You will see that the analysis confirms that the paint on the helmet... is identical to that on the metal grille in the arcade.
Yapılan analizin sonucunda, oyun salonundaki parmaklıkların boyasıyla kasktaki boyanın aynı olduğunu göreceksiniz.
She was all up in your grille piece... and you told her to take a hike.
Kız kendiliğinden kafese girmiş, ama sen ona gitmesini söyledin.
She had a broken grille and a dented bumper.
Tamponu ve kırık ızgarayı yaptırmış.
It ended here, near the grille of a black S.U.V.
- Burada sona erdi, siyah bir SUV' un panjurunun yanında.
Those grille cheeses are calling us.
Izgara peynirler bizi çağırıyor.
The shot doesn't cut as it goes through the window grille.
Parmaklıklar arasından geçerken bir kesme olmuyor.
It's a cardan grille.
O bir kandil ızgarası.
You put the cardan grille over text, and it reveals a hidden message.
Kandil ızgarasını metnin üzerine koyuyorsun, ve gizli mesajı gösteriyor.