Примеры использования: greatest

I shall with the greatest interest.
Azami ilgi ile dinleyeceğim.
It means a great deal to me.
- Önemli bir anlam ifade ediyor.
You are asking a great painter like Dev Karan Singh to paint a speed-breaker?
Dev Karan Singh gibi koskoca bir ressama yol cizgisi mi boyatacaksin?
I was just telling Skyler everything looks great.
Skyler'a her şeyin harika göründüğünü söylüyordum.
Too great.
Fazla mükemmel.
A great beauty?
Muhteşem bir güzellik mi?
Oh, great spirit, Check this out!
Şuna bir bakın ulu ruh.
Great joke.
Müthiş şaka gerçekten.
The dragons beneath the Great Pyramid will be slaughtered.
Büyük Piramit'in altındaki ejderhalar öldürülecek.
It's a great gift.
Muazzam bir vergi.
♪ You'll be great
♪ Sen çok iyi olacaksın ♪
Curtis, go back to what made your first films so great.
Kendi filmlerinizi fantastik yapan unsurlara geri dönün.
When you made your offer I thought you might be a Great Lady Nurse and faint at the sight of blood,
Teklif ettiğinizde, Ünlü Leydi Hemşire olacağınızı ve kan görünce bayılacağınızı sanmıştım.
Great towns and cities and treasures.
Görkemli şehirler, kasabalar ve hazineler...
Does great in school.
Notları çok iyi.
Great peripherals.
Fevkalade çevreler.