Примеры использования: grace

Tell them you live by the grace of Her Majesty.
Majestelerinin lütfuyla hayatta kaldığını anlat.
Fall from their grace, and you may never rise to former glories.
Gözlerinde saygınlığın düşerse, bir daha asla eski zaferlerine erişemezsin.
I ask that grace might let me glimpse the possibility.
Umarım o heves beni olasılıkların içerisine düşürür.
God's grace prevailed then too.
Tanrı'nın rahmeti yine de üstün gelmiştir.
I bet my bank has a grace period.
Eminim bankamın ödemesiz ön süresi vardır.
While Daryl is beautiful in a conventional way you are luminous with a kind of delicate grace.
Daryl geleneksel bir güzelliğe sahip ama siz ince zerafetinizle bir aydınlık gibisiz.
I am giving you an opportunity to accept a well-deserved thank-you with grace.
Hak edilmiş bir teşekkürü incelikle kabul etmen için sana bir fırsat veriyorum.
We must try to meet it with as much grace as we can muster.
Bunu olabildiğince şükranla karşılamalıyız.
No grace, no skill.
Ne bir zarafet, ne beceri.
Peter's successor has a specific grace to ask of You.
...Peter'in halefinin senden özel bir isteği var.
You can't buy grace, can you?
Görgü satın alınmaz, değil mi?
Dear Jesus... hear these words and bestow Your loving, healing grace upon our injured friend.
Yüce Tanrım dualarımızı kabul et ve sevgili şifalı merhametini bu hasta kuluna bahşet.
Zala, Your Grace.
May the grace of the Valar protect you.
Valar'ın inayeti seni korusun.
He brought dishonour to our House, but he had the grace to leave the sword before he fled from Westeros.
Hanedanımıza utanç getirdi ama Batı'dan kaçarken kılıcı bırakma nezaketini gösterdi.
Some of us have Grace in our hearts and the ability to show compassion.
Bazılarımızın kalbinde şefkat gösterebilecek erdem vardır.