Примеры использования: grab

Grab her.
Yakala onu.
Those guys will grab anything!
O adamlar tuttuğunu bırakmaz!
So, we just grab all three of them?
Üçünü de kaçıracak mıyız?
When a rubbish truck arrives, the race is on to grab the best scraps.
Çöp kamyonu geldiğinde, en iyi hurdayı kapma yarışı başlar.
You should grab your crotch when you say that.
Bunu söylediğinde kasıklarını kavraman gerekir.
You want to send Yo-Yo back into that building to grab a hunk of plutonium,
Yo-Yo'yu ağır bir plütonyum parçasını alsın diye... o binaya göndermek istiyorsunuz.
You grab onto her, your hands will disappear.
Ona tutunursan ellerin kaybolur gider.
Grab a donut and get to work.
Bir donut kapıp işe koyulun.
I like something to grab onto.
Tutunacak bir şey isterim.
They're making a grab, I hear.
Duyduğuma göre adam kapıyorlarmış.
Okay, let me just grab my registration.
Tamam,ehliyetimi almama izin ver.
- They was trying to grab you.
- Seni tutmaya çalışıyordu.
Grab my chest with your cold, icy hands.
Senin soğuk buzlu ellerinle benim göğsümü gasp etti.
nice grab.
I just want to grab him and kiss him.
Onu tutup öpmek istiyorum.
He decides to grab her at the memorial.
Mailer da onu törende kaçırmaya karar verir ama neden?