Примеры использования: goodwill

In the hope he might pick up enough goodwill to raise his clerk's wages by five shillings a week.
Birgün iyi niyetli bir insan olup, katibinin maaşınına 5 şilin zam yapmasını umut ederek.
I'm gonna go ahead and assume goodwill.
Başlıyorum ve iyiniyet varsayıyorum.
We're goodwill ambassadors winning over hearts and minds.
Onların kalplerini ve beyinlerini kazanan iyiniyet elçileriyiz.
Show some goodwill.
Biraz iyi niyet göster.
I'm appealing to your goodwill, Congresswoman.
Size iyi niyetle yaklaşıyorum sayın milletvekili.
A token of Tyrion Lannister's goodwill.
Tyrion Lannister'ın iyi niyet göstergesi.
I'VE CALLED THE GOODWILL
-Yarın gelip alacaklar.
Uh, Goodwill.
Bağış işleri.
Presented them to Lady Catelyn as a gesture of goodwill from Tyrion Lannister.
Tyrion Lannister'dan iyi niyet göstergesi olarak Leydi Catelyn'e teslim ettim.
I hope this goodwill does not go unnoticed on your end, Frank.
Umarım bu iyi niyetim karşılıksız kalmaz Frank.
I only saw her out of a gesture of goodwill.
Ben iyi niyetimi göstermek için görüştüm!
- Curtis, let's show some goodwill.
- Curtis, biraz iyi niyet gösterelim.
And my father also sends you this, as a token of his goodwill.
Babam ayrıca bunu gönderdi iyi niyetinin göstergesi olarak.
That was a gesture of goodwill.
- Bu bir iyi niyet göstergesiydi.
- Goodwill box.
No, it's fairy lights and... really... crappy music, and... and goodwill to all men.
Hayır, Noel ışıkları ve gerçekten...boktan bir müzik ve...ve tüm insanların iyi niyetli oluşu harika.