Примеры использования: good and you

She claims she objectively sees reality, weighing the good and bad in people.
Objektif olarak insanların iyi ve kötü yanlarını tartabildiğini iddia ediyor.
- Well, not good.
- Peki ya iyilik?
I suppose I should give you points for being such a good shot.
- Bu kadar isabetli olduğun için sana puan vermeliyim sanırım.
Selfish genes are just as good at explaining altruistic behaviour as they are at explaining selfish behaviour.
Bencil genler, bencil davranışı açıklamakta olduğu kadar fedakar davranışı açıklamakta da iyidirler.
Good for him.
Onun iyiliği için.
Good thingyou dropped him first.
Önce senin onu devirmen isabetli olmuş.
You know, smoke actually smells good when it's coming outta you.
Duman senden geliyor olduğunda iyi kokuyor aslında.
I can do good here.
Burada iyilik yapabilirim.
Somebody ought to give you a good hosing'.
Birinin seni güzelce yıkaması gerekiyor.
Doing some good.
Biraz hayır işi yaparak.
I'm very good!
"That looks like a good waste of money right there."
Parayı güzelce sokağa saçtık gibi duruyor.
To do some good.
Biraz hayır işi yapman için.
- You good dog.
- Becerikli köpek.
I wish that this life... is good to you.
Bu hayatta güzelce yaşa.
Good works?
Hayır işi mi?