Примеры использования: give up

Marie, give up.
Marie, vazgeç!
I give up.
So is Joey going to have to give up the apartment?
Yani Joey evden ayrılmak zorunda mı kalıyor?
I give up everything.
Her şeyi bırakıyorum.
Call me crazy, but Robin doesn't seem the type to give up years of public service for the dark side.
Bana deli de ama Robin kamu hizmetinde yıllarını karanlık tarafa adayan tip gibi görünmüyor.
You just give up?
Bir anda vazgeçtin mi?
Some illusions you just can't give up.
Bazen insanlar kendilerini bir hayale adarlar.
I never give up.
Hiçbir zaman vazgeçmem.
Just give up, already!
Bırak, buraya gel!
I Did Not Give Up My Life For This.
Kendimi buna adamadım.
Give up?
We give up.
Layla may soon have to give up her cub.
Layla yavrusundan erken ayrılmak zorunda olabilir.
So you give up?
Bırakıyor musunuz yani?
- I did give up my girlfriend.
- Ayrıldım zaten.
Give up our guns?
Silahlarımızı bırakmak mı?