Примеры использования: fulfilling

Kathy's clearly not fulfilling your emotional needs.
Belli ki, Kathy duygusal ihtiyaçlarını tatmin etmiyor.
- They won't fulfil their programming...
- Programlandığı şeyi yapamayacak...
Rescue is unlikely but we still have a mission to fulfil.
Kurtarılmamız muhtemel değil ancak yine de tamamlamamız gereken bir görevimiz var.
My part of our bargain is nearly fulfilled.
Üzerime düşeni neredeyse bitirdim.
I'm neglecting my patients to fulfill a silly fantasy.
Aptalca bir fanteziyi gerçekleştirmek için hastalarımı ihmal ediyorum.
But if you don't fulfill your part of the contract, we're...
Ama eğer payına düşen görevi yapmazsan, biz...
This has been one of the most fulfilling days I've had in weeks.
Bu haftalardır geçirdiğim en doyurucu haftasonlarından biri oluyor.
It's already been two years since you were here last, and Mother Nature needs to fulfil her urges again.
En son burada oluşunun üzerinden 2 yıl geçti Tabiat Ana'nın isteklerinin karşılanması gerekiyor.
All that stupid crap they tell you about how fulfilling teaching is?
Öğretmenin ne kadar doyurucu olduğuyla ilgili anlatılan onca saçmalık var ya?
And I will fulfil His Majesty's needs.
Ve bende efendimin isteklerini karşılayacağım.
the general-bass is the most fulfilled basis of music played with both hands.
kontrpuan, iki elle çalınan ve müziğin en çok uygulanmış sesidir.
These people start to remember their deepest desires, their fantasies, as if they were real, as if they had been fulfilled and are now part of their memory.
Bu insanlar en derin arzularını fantezilerini sanki gerçekmiş gibi sanki ihtiyaçları giderilmiş ve artık hafızalarının bir parçasıymış gibi hatırlıyorlar.
But I was able to help her fulfill her dream to travel the world.
Ama dünyayı dolaşma hayalinin gerçekleşmesine yardım edebildim.
As I think I've explain to you many times before, romantic entanglement, while fulfilling for other people...
Sana daha önce defalarca açıkladığımı sandığım gibi romantik ilişkiler diğer insanlar için tatmin edici olsa da...
You think I'm unfit to fulfil my duties as president?
Sence başkanlık yapabilecek durumda değil miyim?
So they might try to fulfil the challenge whether they have lethal weapons or not.
Ölümcül silahı olsa da olmasa da sınavı tamamlamak isteyecekler.