Примеры использования: freaking

public bathrooms freak me out.
Umumi tuvaletler beni çok korkuturlar.
You can't tell Vince, 'cause it will freak him out.
Vince söyleme, bu onu çıldırtır.
Run, you crazy, rich freak!
Kaç, seni çatlak, zengin ucube!
You're a shadow, a freaking shadow.
Kahrolası bir gölgesin sen.
Watch me freak out Chandler.
Chandler 'ı korkutacağım.
A few beers doesn't make a person freak out like that.
Birkaç bira da insanı böyle çıldırtmaz.
Why did you bring this freak to our dressing room?
O ucubeyi soyunma odamıza neden getirdiniz ki?
She can't cancel a freaking cello lesson?
O kahrolası çello dersini iptal edemez mi?
Just don't freak out.
Çıldırma sakın.
This is really freaking me out.
Bu beni gerçekten aşırı heyecanlandırıyor.
Could the freak be more vague?
Bir kaçık daha fazla anlaşılmaz olabilir mi ?
That can't mean tracksuit freak, right?
"Çılgın Eşofmanlı adam" manasına gelmiyor değil mi?
- My boss will freak out.
Patronum çıldıracak.
So what movie is everyone freaking out about?
Herkesi aşırı heyecanlandıran şu film neydi?
Did Stacy actually use the word "freak"?
Stacy gerçekten "kaçık" kelimesini kullandı mı?
He was born not feeling pain-- a freak.
Yani acıyı doğuştan hissetmiyor, o bir çılgın.