Примеры использования: fraudulent

Here are your fraudulent documents, Mr. Nahasapeemapetilon.
Buyurun sahte kimliklerinizi, Bay Nahasapeemapetilon.
So fraudulent charges aren't gonna flag.
Böylece dolandırıcılar kendilerini belli etmeyecekler.
'Past instances in which I professed to like you were fraudulent.'
Geçmiş örneklerde açıkça hilebaz olduğunu söylemiştim.
So, you're deceiving these believers with your fraudulent religion and making money by selling those illicit firearms.
Sahte dininle hristiyanları kandırıp, kanun dışı imal ettiğin silahları onlara satarak bu işten para kazandın.
Had you met with a fraudulent Baba?
Dolandırıcı bir Baba ile karşılaştın mı?
I never thought of the word fraudulent.
Dolandırıcılık kelimesini hiç düşünmemiştim.
Hodgins' lawyer said I have to hire a forensic accountant to dig through all the fraudulent records.
Hodgins'ın avukatı: benim bir adli muhasebeci tutup tüm hileli kayıtları ayıklamasını istedi.
The redemption of a fraudulent lawyer.
Sahtekar bir avukatın kefareti.
It's less fraudulent for you to have it.
Hilelisinden daha iyisini elde ettin.
Fraudulent idiots.
Sahtekâr aptallar.
Somebody's stealing identities, filing fake returns and making off with a boatload in fraudulent refund checks.
Birileri kimlik hırsızlığı yapar, sahte vergi iadesi doldurur ve vergi iadesi çeklerinde gemi yüküyle dolandırıcılık yapar.
Fraudulent loan applications, union payoffs, stiffing vendors, and yet, writing off the expenses on your account.
Hileli kredi başvuruları, sendika rüşvetten satıcılara kazık atmak ve maliyetleri kendi hesabından düşmek.
Fraudulent idiotic killers, as it turns out.
Sahtekâr aptal katiller olduğunuz ortaya çıktı.
Run down fraudulent purification techniques.
Sahte saflaştırma tekniklerini araştırın.
We don't need such any Baba or such fraudulent hypocrites.
Bizim babaya veya iki yüzlü dolandırıcılara ihtiyacımız yok.
Wouldn't it be fraudulent?
Dolandırıcılık olm uy or m u bu?