Примеры использования: foul

That was a foul!
Faul yaptı!
Sheldon, is it possible that your foul mood or to use the clinical term, bitchiness is because your mother isn't making you a priority?
Sheldon, acaba senin bu kaba modun veya klinik ağzıyla "kaltaklığın" annen sana gereken önceliği vermediği için mi?
It's pretty foul stuff.
Oldukça fena bir şeydir.
Half the men, women, and children in this foul city break the sacred laws.
Bu iğrenç şehirdeki adamların, kadınların ve çocukların yarısı o yasaları çiğniyor.
Either you're confused about your dress size or there's been foul play.
Ya da beden ölçünüzü karıştırdınız.
Nobody's gonna foul that up.
Kimse de bunu bozamaz.
- Foul play, right?
- Cinayet değil mi?
Maybe there was foul play.
Belki bir suikasttı.
I'm not interested in foul rumors.
- Pis dedikodularla ilgilenmiyorum.
Now, the naturalist who took these absolutely extraordinay pictures... was most impressed with the creature's uncivilized look, it's foul language and, most of all, it's indescribable stench.
Bu alışılmamış görüntüleri çeken doğa bilimciler... en çok yaratığın vahşi bakışlarından, bozuk konuşmasından ve bilhassa tarif edilemez kötü kokusundan etkilendiler.
A tale of murder most foul.
Bir cinayetin hikâyesi, hem de en haini.
♪ The Lord abhors your foul disguise ♪
Nefret ediyor çirkin kılıklardan
No harm, no foul.
Zarar görmeden ve kirlenmeden.
Won't the air become foul when the train comes here?
Tren buraya geldiğinde havayı kirletmez mi?
Everything tastes foul, today.
Bugün her şeyin tadı kötü geliyor.
"no blood, no foul"
"Kan yok, suç yok"