Примеры использования: fortunately

Fortunately, we caught it early.
Şansımıza erkenden yakaladık.
Fortunately, my presence shall make up for that.
iyi ki, benim varlığım onu telafi edecek.
Fortunately, the other one's unconscious.
Şansımıza diğer yanım kendinde değil şu an.
Well, I'm sure Rupert, fortunately, has the intelligence and imagination -
Eminim Rupert, iyi ki, yeteri kadar zeka ve hayal gücüne sahip...
Fortunately for the storks, the lions have set their sights on bigger prey.
Leyleklerin şansına aslanlar gözlerini daha büyük avlara dikmiş.
And as it turns out fortunately so.
Sonuca bakılırsa iyi ki etmemiş.
Well, fortunately, this model features the "cadaver cam."
Şansımıza bu modelimizde "kadavra kamerası" vardı.
Fortunately, Jojo is a cook.
Jojo iyi ki aşçı olmuş.
Fortunately, he came around.
Çok şükür kendine geldi.
Fortunately, you're not gonna have to do much.
Neyse ki,yapacak çok işin olacak.
- Fortunately, no.
-Çok şükür olmamış.
Fortunately, Yale is out of her reach.
No, fortunately.
Çok şükür, hayır.
You have a very serious disease, but fortunately, we caught it just in time...
Çok ciddi bir hastalığınız var ama neyse ki vaktinde yakaladık.
Fortunately, public opinion is for you.
Çok şükür ki halk senin tarafında.
Oh... fortunately for you, there's still time.
Neyse ki hala zaman var.