Примеры использования: foremost

The foremost event in this festival was the Thaimela contest in which poets, musicians and entertainers performed in an open air theatre.
Bu festivaldeki en önemli etkinlik, şairlerin, müzisyenlerin ve komedyenlerin açık hava tiyatroda performanslarını sergiledikleri Thaimela yarışmasıydı.
I think first and foremost it has to do, you know with the writing.
Herşeyden önce ve en önemlisi, bilirsiniz, senaryolardır.
Before we begin, first and foremost... you must accept the reversibility of all phenomena.
Başlamadan önce, en önemlisi bu fenomenin tersine çevirebilirliğini kabul etme...
And I mean this literally, because the Yule Ball is, first and foremost a dance.
Bunu da gerçek anlamıyla söylüyorum çünkü Noel Balosu'nun en önemli özelliği danstır.
First and foremost, a limit on the number of cardinals.
Bunların ilki ve en önemlisi, kardinal sayısına bir sınır getirilmeli.
First and foremost were his human rights abuses.
En başta insan hakları ihlalleri.
Like us, first and foremost, they are earthlings.
Her şeyin başında, bizim gibi, onlar da earthling.
First and foremost, it's the face we present to the world.
Öncelikli ve en önemli olan şey dünyaya karşı duruşumuz.
I am the foremost expert on the defense capabilities of this city.
Bu şehrin savunma kapasitesinin en baştaki uzmanı benim.
Don't forget, first and foremost, Hagen was an actor.
Unutma ki aslında ilk başında Hegan bir aktördü.
My responsibility as President is first and foremost... to protect and preserve this fleet and its future.
Başkan olarak ilk ve en önemli görevim bu filoyu korumak ve geleceğini muhafaza etmektir.
First and foremost, we need to look after each other.
Birincisi ve en önemlisi, birbirimizi gözetmeliyiz.
Need I remind you, first and foremost, our purpose here is the king's business.
Buradaki ilk ve en önemli amacımızın kralın işi olduğunu hatırlatmak isterim.
- For 20 years, he won't crack a book, all of a sudden he's the world's foremost authority.
20 yıldır bir kitabın kapağını açmadı, ama bir anda otorite kesilsin başımıza küçük bey.
First and foremost, Agent Reynolds works for me, Dr. Lightman.
En başta şunu söylemek isterim ki, Ajan Reynolds benim için çalışıyor, Dr. Lightman.
I am one of the foremost scholars on ancient hieroglyphs.
Mısır hiyeroglifleri konusunda başta gelen bilim insanlarından biriyim.