Примеры использования: follower

- I'm a follower.
Ben bir takipçiyim.
Acolyte is a follower.
Akolit mürit demek.
Red John had a follower.
Red John'un bir hayranı vardı.
He is one of his followers!
Then why kill Rebecca and her followers?
Neden Rebecca ve adamlarını öldürüyorsun?
And her follower.
He was a follower of Rambaldi.
O bir Rambaldi müridiydi.
You are a follower without an ounce of decency.
Bir gram terbiyesi olmayan onun hayranısın.
How long have you been a follower of Z.F.T.?
Ne kadar süredir ZFT'nin taraftarısınız?
You're a follower of the Witness.
Oh, please, you're not a follower.
- Yapma, hizmetli değilsin sen.
Don't be a follower, be a snack swallower!
Olma izleyici, ol bir abur-cubur yutucu!
I want to have an example made of him... in front of all his followers.
Ona inananların gözü önünde bir örnek oluşturmasını istiyorum.
because if you call tapasvi ji fraud his follower would've beaten you.
çünkü tapasvi'nin taraftarları seni öldürebilirdi.
Loyalty is admirable in a follower.
Sadakat yandaşlar açısından takdire şayandır.
He has followers at Touranga.
Touranga'da hizmetlileri var.