Примеры использования: focus

Focus all energy on lip not quivering.
Bütün enerjini dudaklarının titrememesi için odakla.
Ethan, focus.
Ethan, odaklan.
I thought Focus was closed.
Odak kapalı sanıyordum.
Focus on me.
Bana odaklan.
Thanks for participating in our focus group.
Pekâlâ, odak grubumuza katıldığınız için teşekkürler, çocuklar.
Guys, focus.
Çocuklar, odaklanın.
- If we keep the focus on...
- Asıl odak noktasını Tusk'a...
Kevin, focus.
Kevin, odaklan.
They're facing an emergency and everyone's focus turns to survival.
Hepsi acil bir durumla karşı karşıya ve kurtulmaya odaklılar.
Can we focus on the task at hand?
Elimizdeki vakaya yoğunlaşabilir miyiz?
It's often associated with other body focus repetitive behaviors such as skin picking, skin biting, and trichotillomania.
Genelde deri koparma, deri ısırma, saç yolma gibi diğer beden odaklı tekrarlayan davranışlarla birlikte anılır.
we're going to focus on flexibity.
Esneklik üzerine yoğunlaşacağız.
We press ahead on multiple fronts with a focus on Henson.
Henson odaklı çok yönlü araştırmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Can we just focus on the...
- Olay üzerine yoğunlaşabilir miyiz?
Stay focus.
Odaklı kal.
- We must focus on the details