Примеры использования: flatter

Don't flatter yourself.
Kendini övme.
The flat screen!
Düz ekran!
This straight grooves with the flat floors are rats.
Yatay yüzeylerdeki düz çizgiler farelerin izi.
In the outside world, you'll see a stream of cars drive by an old woman with a flat tyre.
Dış dünyada, patlak lastikli yaşlı bir kadına yardım etmeyecek binlerce araç görürsünüz.
Why the empty flat?
Neden boş?
- It's a flat.
- Çok tekdüze.
Stop trying to flatter me.
Beni pohpohlamayı kes.
Shield volcanoes get their name from their round, flat shape.
Volkan kabukları isimlerini onların yuvarlak, yassı şekillerinden almaktadır.
Or were you gonna flatter me?
Yoksa beni pohpohlayacak mıydın?
Sand dollars flat sea urchins cluster together as a defense
Yassı deniz kestaneleri olan Kum Sikkeleri savunma için yakın durur.
D Flat.
I'll take a flat fee deducted from my debt for every girl that Phinny recruits.
Phinny'nin getirdiği her kız için borcumdan sabit bir miktar silinecek.
This is flat.
- Tatsız resmen bu!
Who would dare to flatter a king?
Kim bir kralı övmeye cesaret etti?
Another flat handle.
Yine düz bir kapı kolu.
Now position the flat edge several inches below that, horizontally, with the sharp force trauma outline to the left of that.
Şimdi uzun paçayı biraz aşağısında yatay hale getir, keskin uçlu yaralama bunun sol ucuyla yapılmış olmalı.