Примеры использования: fins

They will only use just enough energy to make their kill never wasting a fin stroke.
Av için sadece gerektiği kadar enerji kullanacaklar tek bir yüzgeç darbesi bile boşa harcanmayacak.
Okay, me dorsal fin friends.
Tamam, sırt yüzgeçli dostlarım.
Then I added some fins to lower wind resistance.
Sonra rüzgar direncini azaltmak için birkaç kanatçık ekledim.
Bye, Fin.
Hoşçakal, Fin.
Her husband was diving on someone else's reef... dipping the fin in the company pool... pinging the wrong pong.
Kocası başka birinin madenine dalıyordu paletini şirketin havuzuna daldırıyordu yanlış topla oynuyordu.
it supports itself on two specially adapted fin rays and can sit motionless for hour after hour.
Iki kanat parcasi üzerinde durur ve hareketsiz bir sekilde saatlerce oturabilir.
He's got a '59 Eldorado with the fins.
Altında, arka kanatlı bir 59 model Eldorado vardı.
Look at the size of that fin.
Şu yüzgecin büyüklüğüne bak.
It's fin fungus.
Palet mantarı olmuş.
My fin broke.
Kanadım kırıldı.
Yeah, that is a blue fin.
Evet, mavi kanatlı.
Perhaps some shark fin soup?
Belki biraz köpekbalığı yüzgeci çorbası?
That's what gives them their name, Blue Fin tuna.
Adlarını veren de bu; mavi yüzgeçli ton.
The gun sends information about the target to the microchip, and then these fins act like little rudders that steer the bullet.
Silah mikroçipe hedefle ilgili bilgi gönderiyor, ardından bu kanatçıklar kontrolü ele alarak kurşuna yön veriyor.
-Hi, Fin!
- Selam Fin!
I just snapped a fin.
Sadece bi palet.