Примеры использования: fear

Fear and doubt.
Korkulu ve şüpheliydin.
WILL REALIZE FEAR.
Dehşetin diğer özelliklerini fark edecek.
Is that what you fear?
Endişen bu mu?
Fear not.
Dert etme.
Have no fear.
Sen korkma.
Now I fear a great many people might try to buy them.
Şimdi ise çok sayıda insanın onları almaya çalışacağından kuşkulanıyorum.
Fear is useful that way.
Korkunun böyle bir faydası vardır.
The brief time I thought I was dead was the happiest I've ever been because I was finally living without fear and dagnabit, that's the way I'm going to live the rest of my life.
Öldüğümü sandığım şu kısacık zaman zarfı korkusuz ve huzur içinde içinde yaşadığım en mutlu anlardı ve ömrümün geri kalan kısmını bu şekilde geçireceğim.
He can sense my fear!
Korkumu hissetti!
Notice, no fear.
Dikkatlidir, korkusuzdur.
- I'm confused and experiencing extreme fear.
- Kafam karışık ve şiddetli kaygı yaşıyorum.
Fear the good, sir.
Sıkıntı, efendim.
But fortunately for you, the policemen fear offences.
Fakat çok şükür ki sizin için, polisler saldırılardan çekiniyor.
It used to be my biggest fear.
Korkulu rüyamdı bir zamanlar...
Folks need to understand that I'm terror, I'm fear, I am
Herkes benim dehşetin ta kendisi olduğumu bilmeli.
If you fear for the safety of your son--
Oğlunun güvenliğinden endişe ediyorsan...