Примеры использования: fatality

This wasn't a traffic fatality.
Bu trafik kazası değilmiş.
Academic decline is no fatality.
Onun için okul sorunları kader değil.
One fatality -
Bir kişi ölmüş.
A traffic fatality?
Ölümcül kaza mı değil?
The only fatality so far is Jake Richards, a security guard.
Şimdilik tek kurban güvenlik görevlisi Jake Richards.
Another fatality imminent.
Diğer bir ölüm ise kaçınılmazdı.
Dispatcher said something about a fatality?
Sevkiyat memuru kazayla ilgili birşeyler söyledi mi?
Confirm three fatalities.
3 ölü doğrulandı
Fatality of millennia.
Bin yıllık kısmet.
- A fatality in Laura's room.
Laura'nın odasında bir kurbanımız var.
The fatality rate.
Ölüm oranı.
The traffic fatality in town today...
Bugün şehirde olan bir trafik kazasında...
One reported fatality.
Bir ölü var.
Fatality 0%.
Ölümcül hasar 0%.
Fatality was on the check-in line and died on the way to the hospital.
Kurban kontrol sırasındaymış, hastaneye giderken ölmüş.
Alarmingly high fatality.
Ölüm oranı tehlikeli boyutlarda.