Примеры использования: fantasy

This a fantasy series and it gives us a lot of freedom and that's part of the fun of it.
Fantastik bir dizi çekiyoruz ve bu sayede de özgürce davranabiliyoruz ki bu da epey eğlence katıyor işe.
It's suddenly a fantasy story.
Birden bire hayali bir hikâyeye dönüştü.
He... could've heard the name Moore Park and created a fantasy around it.
Moore Park'ın ismini duymuş olabilir onun etrafında kurgu oluşturmuş olabilir.
Oh, that's just a paranoid fantasy.
Oh, sadece paranoyak kuruntular.
Leonard, all our lives we have dreamed of finding ourselves inside one of the fantasy worlds we love.
Leonard, hayatımız boyunca hepimiz, sevdiğimiz fantastik dünyalardan birinde olmayı hayal ettik.
Hurt my shoulder playing fantasy football.
Hayali futbol oynarken omzumu incittim.
Again, a fantasy.
Yine diyorum, kurgu.
The idea there's some sort of organising power controlling the world, it's a very common fantasy amongst paranoiacs.
Dünyayı denetim altına alan bir tür örgütleyici güç bulunduğu düşüncesi paranoyaklar arasında çok yaygın bir kuruntudur.
in an online fantasy game.
bir online fantazi oyununda.
The same reason he hung his fantasy girlies on the wall.
Yine aynı sebepten Düş Kızlarını duvara asıyordu.
He's just trying to resolve emotional issues through visualized fantasy.
Sadece duygusal meselelerimi görsel imgelem .yoluyla çözmeye çalışıyor.
Or are we men playing a fantasy card game set in a magical frontier town?
Yoksa büyülü bir sınır şehrinde, fantezi kart oyunu oynayan gerçek erkekler miyiz?
It's your fantasy.
Bu senin fantazin.
While memories may as well be the same as fantasy it is by these memories that mankind exists.
Bu hafızalar özgür ve iyi oldukça kendi isteklerini ve düşlerini koruyabilir, bu insanoğlu nun varoluşudur.
That's knowledge and magic, experience and fantasy.
Bilgiyle büyü bu, tecrübeyle imgelem.
The king of fantasy books on our fantasy book-writing team?
Fantezi kitap kralı bizim fantezi kitap-yazar grubumuzda mı?