Примеры использования: fak

You mean you think they're fakes?
Sizce sahteler mi?
Then we can prove to him they're fakes.
Sonra onlar sahte onu kanıtlayabilirim.
They're fakes.
Bunlar sahte.
There's a couple of fakes.
Sahte bir çift var.
Quality fakes are 200.
Sahte olan ise 200.
I Don't Want Her To Think I'm A Fak.
Benim bir ucube olduğumu düşünmesini istemiyorum
What kind of woman fakes cancer?
Nasıl bir kadın kanser taklidi yapar?
These guys were fakes.
Bu adamların hepsi sahtekardı.
- I don't like fakes.
-Sahte şeyleri sevmem.
So tell me, how do you verify what's real from any fakes?
Peki gerçeği, sahtesinden nasıl ayırt ediyorsunuz?
Does this mean that you can't tell which ones are real or which ones are fakes?
Hangisinin sahte hangisinin gerçek olduğunu söyleyemiyorsun mu yani?
You're priceless, trying to pawn those shitty fakes.
Bana o rezil sahte elmasları mı kakalamaya çalışıyorsun?
Myse f Fak ra, Pleased to meet you,
Tanıştığımıza memnun oldum.
Fak ra, I know all about your ruse, you p otted by attacking Fauji's home,
Fauji'nin evine saldıranın sen olduğunu çok iyi biliyorum.
While Jensen fakes his own death, kills them, and keeps all the treasure.
Jensen kendini öldü gibi gösterip ikisini de öldürüyor, bütün hazineyi alıyor.
Now, these are excellent fakes.
Bu sahte paralar harika.