Примеры использования: facing

You think I'm a vicar with a bleeding face?
Yani sizce gerçekten yaralı yüzlü bir rahip miyim?
Only the side facing the moon.
- Sadece Ay'a bakan tarafını.
Inside cabin facing the bow.
Kabinin içi, pruva kaplaması.
Facing the wall!
Duvar karşısı!
We've gotta face it head-on.
- Olacaklara göğüs germeliyiz.
Look at this face.
Şu tipe bir bak.
They put devil horns, target on my face, this one says, "Die Pig," and worst of all, they didn't put the comma between "Die" and "Pig."
Şeytan boynuzu çizmişler, yüzümü hedef almışlar burdakinde ise, "geber domuz" yazıyor, en kötüsü de ne biliyor musunuz "geber" ve "domuz" arasına virgün koymamışlar.
And you're gonna straddle Dom with your back facing the camera.
Kameraya arkan dönük olarak, Dom'ın üstüne oturacaksın.
Keep the bevel facing out.
Pah dışarıya dönük olsun.
'm So glad facing teres.
Geri dönmene sevindim.
Now facing a war with multiple fronts against several battling armies,
Birden çok cephede, birden çok orduya karşı savaşma durumu söz konusu olunca
Face your fear.
Korkularınla yüzleş.
They will face the bulk of the Lannister forces.
Kalabalık Lannister güçleriyle karşılaşacaklar.
And face me.
Bana dönün.
Surprisingly round face?
Şaşırtıcı derecede yuvarlak yüzlü?
And now rising up into Downward Facing Dog.
Şimdi de Aşağı Doğru Bakan Köpek pozisyonu.