Примеры использования: facilitate

You're okay with being paid twice to facilitate blackmail?
Bir şantajı kolaylaştırmak için iki kere para almak senin için sorun değil mi?
Word was probably leaked from the muscle that we hired to facilitate our power move.
Büyük ihtimal asıl hamlemizi hafifletmek için tuttuğumuz adamlar sızdırmıştır.
It is a great privilege and honor to help facilitate this glorious group in any way I can.
Bu büyük bir ayrıcalık ve onur elimden geldiğince bu şanlı topluluğa olanak tanımaya yardım etmek.
Please, anything I can do to help facilitate its resolution...
Olayı çözmenizi hızlandıracak ne varsa elimden geleni yaparım.
No, the size is meant to facilitate aim like the spittoons of the Old West.
Yani boyut, Eski Vahşi Batı'daki tükürük hokkaları gibi hedefi kolaylaştırmalıdır.
So, I'm here to facilitate.
Ben bunu kolaylaştırmaya geldim.
My beloved had arranged an exchange of premises in order to facilitate our assignation.
Sevgilim buluşmamızı kolaylaştırmak için kompartımanını değiştirmişti.
It is necessary to facilitate the system upgrade.
Bu sistem yükseltmesini kolaylaştırmak için gerekli.
Is that to facilitate fantasy?
Bu seni rahatlatan bir fantezi mi?
And to facilitate this process, your flight crew will move through the cabin with a complimentary bar service.
Bunu hızlandırmak için uçuş ekibiniz kabin boyunca size ücretsiz içki servisi yapacak.
This will facilitate the movement of essential services.
Bu da önemli hizmetlerin hareketini kolaylaştıracak.
She's practically elderly, and that way you can still facilitate the miracle of life.
O pratikte yaşlı biri bu şekilde hayat mucizene olanak tanıyabilirsin.
I'll facilitate his release.
Salıverilmesini kolaylaştıracağım.
It's a poison that's been known to facilitate self-abortion.
Çocuk düşürmeyi kolaylaştırdığı bilinen bir zehirdir.
Plus Javadi's on the ground to facilitate a meeting between the two of you.
Ayrıca Javadi, ikiniz arasındaki buluşmayı kolaylaştırmak için sahada bulunacak.
I could stack the logs conically to facilitate airflow.
Hava akımını kolaylaştırmak amacıyla kütükleri konik biçimde dizerim.