Примеры использования: extrem

Cardiac arrest and extreme dehydration.
Kalp durması ve aşırı su kaybı.
Use extreme caution.
Dikkatli olun.
That is extreme.
-Şey, bu biraz abartılı.
you're an extreme scenario.
Sensin uçuk senaryo!
Approach with extreme caution.
Çok tedbirli yaklaşın.
Opposite extremes.
Karşıt .
Nothing extreme.
Sıra dışı değillerdi.
With extreme prejudice.
Aşırı bir önyargıyla.
Take him with extreme caution.
Ona karşı çok dikkatli davranın.
That was an extreme example.
Bu bir örnekti.
These are all pretty extreme.
Hepsi de oldukça sıra dışı.
Extreme fluctuations in the electromagnetic field.
Elektromanyetik alanda aşırı dalgalanma var.
Should approach with extreme caution.
Dikkatli yaklaşın.
Seems a little extreme.
Biraz abartılı geliyor.
Seems a little extreme.
Biraz uçuk duruyor.
This is an extreme emergency.
Çok acil bir durum var.