Примеры использования: extensions

I'm an extension of your psyche.
Ben senin zihninin bir uzantısıyım.
And as your boss, I am telling you that we need an extension.
Patronun olarak, temdit almamız gerektiğini söylüyorum.
This used to be our storeroom but when I finally got a loan from the bank, I put an extension out the kitchen.
Burası depomuzdu ama nihayet bankadan borç alınca mutfağa ekleme yaptırdım.
We can always build an extension.
Ayrıca ilave yapabiliriz.
What, getting knifed doesn't buy me an extension?
Ne, bıçaklanmak bana uzatma sağlamıyor mu?
This is an articulated arm we developed as an extension of the pulse array.
Bu, nabız dizisinin bir eklentisi olarak geliştirdiğimiz bir eklemli kol.
I need an extension on my mortgage payments.
Kredi ödemelerim için ek zamana ihtiyacım var.
She's a bro by extension.
Kanka uzantısı.
So, what do you want, approval for an extension?
Peki ne istiyorsun, uzatma için onay mı?
View her as an extension of myself.
Onu benim bir eklentim farz et.
I asked for an extension from the power company.
Şirketi arayıp biraz daha ek zaman istedim.
And by extension, gets her closer to Tony.
Bunun uzantısında kız Tony'ye de yaklaşacaktır.
All right, first I need to get you to sign this extension.
Pekala, önce bu temditi imzalaman gerekiyor.
So, where do you come down on the whole natural versus synthetic extensions debate?
Peki doğal saçı mı yoksa yapay eklemeleri mi tercih edersin?
Is the ratchet extension.
kastanyola ilavesini.
I remember... my stepfather would beat me with extension cords and hangers, pieces of wood and all kinds of stuff.
Üvey babamın beni uzatma kabloları , askılar tahta parçaları gibi malzemelerle dövdüğünü hatırlarım.