Примеры использования: exploited

If I was not to be burnt at the stake or exploited for another man's gain.
Tabi kazığa bağlanıp yakılmasaydım ya da başkasının kazancı için istismar edilmeseydim.
We can't just sit here while they exploit our images!
Onlar görüntülerimizi kullanırken, oturup burada bekleyemeyiz.
They exploit us in much more intimate ways.
Bizi daha samimi yollarla sömürüyorlar.
I'll exploit you from coast to coast.
Sizi ülke çapında işleteceğim.
Chicago P.D. I.D.'d the shooter as 16-year-old Gavin Rossler after getting a composite match from the national center for missing and exploited children.
Chicago Polis Departmanı kayıp ve istismar edilmiş çocukların ulusal merkezden tam bir eşleşmesini aldıktan sonra kimliğinden atıcının 16 yaşındaki Gavin Rossler olabileceğini öne sürdü.
He led the government conspiracy... to exploit the existence of aliens.
Uzaylı varlıkları kullanmak için yapılandırılan hükümet komplosunun başındaydı.
Some exploit openness and freedom.
Kimileri, bu açıklık ve özgürlüğü sömürdüler.
Had I been able to exploit it properly I could have made a fortune.
O parayı düzgün işletebilsem servet sahibi olurdum.
And since 2007, when Romania joined the EU, gypsy children have been trafficked and exploited on a massive scale.
2007 yılında Romanya'nın AB'ye katılmasıyla birlikte çingene çocuklar kaçırılıyorlar ve büyük ölçüde sömürüye tabi tutuluyorlar.
America was the first to discover, exploit and harness... the phenomenal revolutionary power of black gold.
Amerika'da "Siyah Altın'a" olağanüstü ve devrimsel gücünden yararlanan ilk ülke oldu.
There is plenty of food in these waters, but to exploit it, the penguins have to risk their lives.
Bu sularda bolca yiyecek var fakat bunlardan faydalanmak için penguenler hayatlarını riske atmalılar.
But they do have two weaknesses, and you will need to work together to exploit them.
Fakat iki zayıf yönleri var ve onları patlatmak için birlikte çalışmalısınız.
You got him out of my body by surprise and then you cowardly exploited the situation to tear him out of our land.
Onu benden kopardın ve sonra da korkakça ülkemizden kaçırıp bunun sömürüsünü yaptın.
people here think the boys from abroad exploit girls here.
Buradaki insanlar yurtdışından gelen erkeklerin kızlardan yararlandığını düşünüyor.
You could imagine other organisms that grasp on to the walls of these cracks and just exploit the flow of ocean water coming past them every day.
Çatlakların kenarlarına tutunup, yukarı aşağı akan sudan faydalanan canlılar hayal edebiliriz.
They will isolate you, intimidate you... until they find your weakest link and then exploit it.
En zayıf halkanızı bulana kadar sizi ayırıp korkuturlar ve oradan patlatırlar.