Примеры использования: era

If you prefer another era, dick butkus.
Başka bir dönem isterseniz, Dick Butkus.
Gentlemen, we are about to launch a new era in crime-fighting techniques.
Suçla savaş teknikleri konusunda çığır açmak üzereyiz beyler.
How the hell is this your era?
Bu nasıl senin dönemin olabilir?
A new era of scientific technology.
Bilimsel teknolojide çığır açacak.
The best of your era, maybe.
Senin dönemin için iyisin belki.
You also stated that the shuttle will usher in a new era of travel enabling the average person to afford transcontinental flights.
Dediniz ki mekik, ortalama bir insanın kıtalararası bir uçuş yapabileceği kadar ucuz olacak ve seyahat olayında bir çığır açacak.
The war or the restrictions of the era?
Savaş mı, dönemin kısıtlamaları mı?
She cried the whole day, saying, "Ooh, it's the end of an era."
"Bir devir kapanıyor," diye bütün gün ağladı.
- Wonder which era we've landed in?
- Acaba hangi çağdayız?
I mean, it's the end of an era!
Bir devrin sonu bu!
Of era what more are you from?
Hangi çağın ferdiydin sorması ayıp?
The end of an era, you might say.
Bir devrin sonu, diyebilirsin.
What era is it now?
An era is defined as a significant period of time.
Bir devir, mühim bir zaman dilimi olarak tanımlanır.
- What era?
- Atom çağına ulaştıklarına dair iz yok.
1990 was an era of perfect metal.
1990, metalin mükemmel olduğu dönemdi.