Примеры использования: equitable

Yes, absolutely equitable.
Evet, kesinlikle tarafsız.
How strong the country is 20 years from now and how equitable the country is 20 years from now will be largely driven by this issue.
Bundan 20 yıl sonra ülkenin ne kadar güçlü olacağı ve ne kadar eşitlikçi olacağı büyük oranda bu mesele tarafından belirlenecek.
It hardly seems arrogant to me to seek an equitable and mutually beneficial resolution with Mr. Hearst.
Bay Hearst'le tarafsız ve her iki tarafa çıkar sağlayacak bir çözüm aranması bana hiç kibirli bir davranış gibi gelmedi.
What they were trying to build was a just, equitable democracy, that took control of Chile's economy from the United States and its proxies.
Kurmak istedikleri şey sadece adaletli, eşitlikçi bir demokrasiydi, ...Şili ekonomisinin kontrolünü Birleşik Devletler ve onun vekillerinden almaktı.
I have prepared severance package that is more than equitable.
Adilden de öte bir ilişik kesme paketi hazırladım.
Mr Parker and I feel the bonus situation has never been equitable.
Parker ve ben, ikramiyenin hiç bir zaman adil olmadığı fikrindeyiz.
I consider it a perfectly equitable arrangement.
Bence bu mükemmel derece adil bir ayarlama.
We feel $50,000 would be a more equitable donation.
Bizce 50,000 dolar yardım için daha uygun bir rakam.
It's only equitable.
Adil istekler.
It is an equitable arrangement.'
- Adaletli bir anlaşma.
This is supposed to be an equitable exchange.
Bu adil bir değiş tokuş olmalıydı.
For a long time, the economy seemed like a natural and equitable alliance.
Uzun bir süredir, ekonomi doğal ve adil bir ittifak içerisindeydi.
An equitable trade, doctor.
Adil bir takas oldu, Doktor.
Because I think we can reach an equitable agreement.
Çünkü sanırım adil bir anlaşmaya varabiliriz.
I have an attorney who is going to aggressively pursue my custody of AJ and also an equitable distribution of our assets.
AJ'in sorumluluğunu almam ve ortak geliri bölüşmemiz için savaşan bir avukatım var.
We're supposed to find a fair and equitable settlement, Louis.
Eşit ve adil bir anlaşma bulmak zorundayız, Louis.