Примеры использования: envy

I envy it.
Ona gıpta ediyorum.
"Except that envy is over things and jealousy is over people."
"Çekememezlik ıvır zıvır üstüne ama kıskançlık insanla ilgilidir"
Envy... and Consumerism.
Haset... ve Tüketicilik.
I envy him.
I envy that.
The kind of soldier every one of you should envy.
Hepinizin imrenmesi gereken bir asker.
You're just a parasite eaten out with jealousy and envy and longing for the lives of others.
Sadece diğerlerinin hayatlarına olan kıskançlığının ve özleminin yiyip bitirdiği bir parazitsin.
I didn't envy trang.
Trang'i kıskanmadım.
What is that- jealousy or envy?
Ne bu şimdi, kıskançlık mı yoksa imrenme mi?
- Envy isn't attractive.
- Kıskançlık çekici değildir.
I believe you envy me.
Beni kıskandığına eminim.
But I don't even envy you.
Ama sana gıpta bile etmiyorum.
And i envy it.
Buna gıpta ediyorum.
A land without greed or envy.
Açgözlülük ve çekememezlik olmayan bir ülke.
What I feel is envy.
Hissettiğim şey, haset.
How I envy you.