Примеры использования: energetic

Physically, proper Churchill he was very energetic.
Churchill fizikî olarak çok enerjikti.
All we need are a few energetic volunteers.
Çalışkan birkaç gönüllüye ihtiyacımız var sadece.
Wide shoulders, tanned... .. dark eyes, energetic chin...
Geniş omuzlu, bronzlaşmış... .. siyah gözlü, güçlü çene...
Well, I was feeling particularly energetic this morning, and it's the least I can do for having missed your birthday.
Bu sabah kendimi zinde hissediyordum ve en azından, doğum gününü kaçırmamı telafi edecek bir şey yapayım dedim.
Energetic, spirited, youthful.
Çalışkan, heyecanlı, genç.
High temperature and energetic materials technology.
Yüksek sıcaklık ve güçlü malzeme teknolojisi.
You're so energetic.
Ne kadar zindesiniz.
We are a small energetic species, capable of pettiness, yet capable of brilliance.
Bizler küçük çalışkan bir türüz basitliğe eğilimli olduğu kadar, güzelliğe de eğilimliyiz.
But you experience it at the root level of sensation, at the vibratory or energetic level without the prejudice or influence of thought.
ancak bunu, önyargı ya da düşüncelerin etkisi olmaksızın, algının ana seviyesinde, titreşimsel ya da enerjisel seviyede deneyimlersiniz.
Each and every day, right at the very top of the atmosphere, some of the most energetic coronal particles are escaping.
Her gün atmosferinin uç kısmından en faal taç parçacıklarının bir kısmı fırlamaktadır.
Oh, they are not that energetic.
O kadar da kuvvetli değiller.
It made the onslaughts extraordinarier and energetic.
Aniden en sıradışı ve enerjik hareketleri yapabiliyordu.
But as a duck I have no doubt he's very credible and highly energetic.
Ama ördek olarak saygıdeğer ve faal olduğundan eminim.
Sensors are picking up a cloud of energetic plasma.
Algılayıcılar kuvvetli bir plazma bulutu saptıyor.
The most energetic form of light in the universe.
Evrendeki ışığın en enerjik halidir.
They're very energetic for being in cold sleep for years.
Yıllardır derin uykuda olan birileri için oldukça güçlüler.