Примеры использования: encryption

But according to the encryption code...
Ama şifre kodlarına göre...
Someone must have gotten through the encryption, set off an alarm.
Birisi şifreye çok yaklaşmış olmalı ki alarm devreye girmiş.
You may encounter unexpected obstacles-- force fields, encryption codes.
Beklenmeyen şeylerle karşılaşabilirsin-- koruma alanları, şifre kodları.
ARES is an encryption decryption system.
- ARES şifre çözme sistemi.
Job can handle the encryption code.
Job şifre kırma işini halledebilir.
Concentrate on cracking the encryption.
Şifreyi kırmaya odaklan.
Once we break the encryption, we'll send you his data.
Şifreyi kırar kırmaz, veriyi size göndereceğiz.
This may just be what we need to break the encryption.
Yani tek yapmamız gereken şifreyi kırmak.
We were finally able to decipher the encryption on the self-destruct device.
Kendini yok etme cihazının şifreleme sistemini kırmayı en sonunda başardık.
It's not possible, there's DOD Level Nine encryption.
Mümkün değil, savunma bakanlığının 9. seviye şifrelemesi var.
Run that pattern against anything in the encryption database.
Şifreleme veritabanında bulabildiğiniz her şeyi deneyin.
The encryption is complex.
Şifreleme karmaşık.
Depending on the kind of encryption, it could take hours.
Şifreleme türüne bağlı olarak Saatler sürebilir.
I have a floating I.P. buried under layers of firewalls and encryption.
Güvenlik duvarı ve şifreleme katmanlarının altına gömülü değişken bir IP'ye sahibim.
He's president of a major I.T. security firm specializing in encryption, network administration and some type of hi-tech firewall that I'm not even going to try to pronounce.
Şifreleme, ağ yönetimi ve adını bile telaffuz etmeye çalışmayacağım yüksek teknoloji ürünü bazı güvenlik duvarları alanında uzman büyük bir bilgi işlem firmasının yönetim kurulu başkanı.
This carried an encryption authentication code that mimicked our system's AP.
Bu çip üzerinde taşıdığı şifreleme kodu ile sistemimizdeki E.N'yi taklit etmiş.