Примеры использования: encountered

The one thing we didn't want to encounter
Karşılaşmak istemeyeceğimiz tek şey.
I had an interesting encounter today.
Bugün enterasan biriyle karşılaştım.
A chance encounter, to gauge reaction?
Tepkisini görmek için şans eseri karşılaşırız.
We have yet to encounter any battleships.
Daha bir savaş gemisiyle karşılaşmadık.
Where did you encounter him?
Onunla nerede karşılaştın?
Uh, what encounter?
Encounter enemy during mission.
Düşmanla karşılaşıldı.
devils and fairies have a fateful encounter...
Bomboş ormanda periler ve şeytanlar kader gereği karşılaşırlar.
When they actually encounter wildebeest or other prey, you'll see them reacting to where the other dogs are running as well.
Bir antiloba veya başka bir ava rastladıkları zaman köpeklerin, çoğunluğun koştuğu yöne doğru tepki verdiklerini görürsünüz.
I had thought we might encounter each other.
Birbirimize rastlayabileceğimizi düşünmüştüm.
We may encounter survivors as we travel down towards your India.
Keşfedilmemiş bölgelerine giderken bazı adalara rastlayabiliriz.
It is rare to encounter someone as dispassionate as we are.
Bizim gibi serinkanlı tarafsız biri az rastlanır bir şeydir.
Well, my mind is open, but I-I've yet to encounter a genuine medium.
Ufku açık biriyim ama henüz gerçek bir medyuma rastlamadım.
But then, what we encounter in the dream is even more horrible, so that at the end, we literally escape from the dream, back into reality.
Fakat, rüyalarımızda rastladığımız şey o kadar korkunçtur ki, sonunda kelimenin tam anlamıyla rüyalarımızdan kaçıp gerçek hayata döneriz.
It is refreshing to encounter a modest messenger from God for a change...
Yine de, Tanrı'dan mesaj getiren mütevazı bir ulağa rastlamak iç ferahlatıcı...
I just had the strangest encounter with Granger.
Az önce Granger'la nadir rastlanan tuhaf bir muhabbet ettim.