Примеры использования: edition

Some sick, twisted individual has stolen... every teacher's edition in this school.
Bazı hasta ve şaşkın kişiler okuldaki tüm Öğretmen sürümlerini çalmış.
We have the special edition.
Gerek yok, bizde özel versiyonu var.
Ooh, limited edition.
Sınırlı sayıda demek!
I just saw, on Inside Edition how there will be no more unknown soldiers because of DNA.
Inside Edition'dan DNA sayesinde artık kimliği belirlenemeyen asker kalmayacağını öğrendim.
Don't tell me they printed out a special evening edition on us too.
Bizim için de özel akşam baskısı olarak makale yazdıklarını söyleme.
Stay tuned for our next edition.
Sıradaki yayınımız için hatta kalın.
She thinks she's a coffee table edition, though I can't say much for this volume's condition.
Kendini özel kahve masası edisyonu sanıyor gerçi fiziki yapısı hakkında fazla bir şey diyemem.
Now, tell us about this Collector's Edition Box Set.
Bize koleksiyoncu sürümünden bahsedin biraz.
Well, Modern Library's first edition.
Yani Modern Library'nin ilk baskısı.
I'm Ian peek, and that's all for this edition of the inside peek.
Ben Ian Peek, ve içerden bakış yayınımızın sonuna geldik.
- Come on, it's a special edition.
- Hadi ama, özel edisyon.
I might be interested in selling you my first edition of Vulcan Love Slave.
Sana "Vulkan Aşk Kölesi"nin ilk sürümünü satmak ilginç olabilir
- Male edition.
- Erkek versiyonunu.
Well, it's a limited edition.
- Sınırlı sayıda yalnız.
This fiber is from the floor mats of a Mercedes Designo Edition.
Bu iplikler bir Mercedes Designo Edition'ın döşemelerinden.
I got a signed first edition of Harry Potter.
Harry Potter'ın imzalı ilk baskısı var.