Примеры использования: drums

Pregnant bellies look like a drum.
Hamilelerin göbeği davul gibi olur.
Detectives, found this in an oil drum out back.
Bunu arkadaki yağ bidonunda buldum.
He's drum major.
O da baş davulcu.
Galib and the oil drum.
Galip ve benzin varili hakkında.
The garage said that the valve on the back of the brake drum had definitely been loosened.
Tamirhanede dediklerine göre fren kampanasının valfı gevşemiş.
I'm a drum!
Ben bir davulum!
Metal drum in the trunk.
Bagajdaki metal bidon.
His name was George and he threw me over for a drum majorette.
Adı George'du ve beni bir davulcu için terk etti.
- Are you proposing that that becomes a winding drum?
- Bunun sarma tamburu olmasını öneriyor musun?
The drum circle we're gonna have to gas.
Tamtam çemberi için gaz kullanmak zorundayız.
Wow, look at that mighty drum!
Vay, şu muazzam silindire de bakın!
It's not just the drum noise.
Sadece baterinin sesi olsa yine iyi.
May I have a drum roll, please?
Davulları çalabilir miyiz, lütfen?
A laser beam runs across a photoconductor drum.
Işığa duyarlı tambur üzerinden lazer ışını geçirilir.
You've got a drum circle in your backyard.
Bahçenizde tamtam çemberi kurmuşlar.
A drum goes around three times to print one page.
Silindirdir sayfanın üstünden üç kez geçer.