Примеры использования: drifting

All around, organic particles drift downwards.
Aşağı sürüklenen organik parçacıklar dört bir yanı sarmış.
Spartacus will drift from Rome.
Spartacus, Roma'dan uzaklaşır.
Richard lived his whole life here in Badger's Drift.
Richard bütün hayatını Badger's Drift'de geçirdi.
They constantly drift away into space.
Sürekli olarak da uzaya sürükleniyor.
We have to stop drifting away from each other.
Birbirimizden uzaklaşmak zorundayız.
Tanner competes in a form of motorsport called drifting.
Tanner drift denilen bir motor spor türünde yarışır.
The system has to correct for the drift.
Sürüklenme için sistemin doğru olması gerekir.
They drift away.
Uzaklara sürüklendiler.
That's what Drift told you.
Drift öyle dedi.
He didn't mention your pronator drift.
Sendeki "Pronator Sürüklenme" den bahsetmedi ama.
Every day, I feel myself drifting further away from her.
Her gün, kendimi ondan daha da uzaklaşmış buluyorum.
There was a burglary in Badger's Drift last night, sir, at The Beeches.
Dün gece Badger's Drift'te bir soygun oldu efendim, The Beeches soyuldu.
I've never been able to drift properly.
Hiç düzgün sürüklenmeyi başaramadım.
Luke just sort of... drifted away from us.
Luke, bizden oldukça uzaklaşmıştı.
Physicists can see this galactic drift happening.
Fizikçiler bu galaktik sürüklenmeyi gözlemleyebilir.
Why does that mean continental drift?
Bu neden kıtasal sürüklenme anlamına geliyordu?