Примеры использования: double

Double deadlock.
Çifte mühür var!
The eagle is part of a double act...
Kartal ikili hareketin bir parçası..
The Shah of Somewhere-istan was admitted the same time as me, and they put him in a double.
Bir ülkenin şahı benimle aynı anda hastaneye yatırıldı ve onu ikişerli odaya yatırdılar.
No, make it a double, I feel lucky today!
Hayır iki kişilik olsun, bugün şanslı hissediyorum.
Afterwards, there's a Q A with Harrison Ford's body double.
Harrison Ford'un dublörüyle yapılmış soru cevap bölümü bile var.
Belmondo's double?
Belmondo'nun benzeri.
Well, I'll double your detention.
Eee, ben de senin cezanı katlayacağım.
He's the Blood Devil's double!
Bu kan Şeytanının Çiftesi !
I been keeping the double barrel close since the beat-down.
Saldırıdan beri zaten çifteyi yanımda tutuyordum.
You double the tax.
Ücretin iki katını öde.
Double my cut, he can throw.
Benim payım iki misli olursa, atış yapabilir.
See, the Lord tells us beware of flattering lips and men who speak with double hearts.
Tanrı bize dalkavuklardan ve ikiyüzlülerden uzak durmamızı söylüyor!
Blind double date?
- Körlemesine çiftli randevu mu?
About your double, Captain.
Kopyanız, Kaptan...
Double strength.
Çifte güç.
It's like a... double, or even a triple bluff.
Tıpkı ikili... hatta üçlü bir blöf gibi.