Примеры использования: domain

Well, the Holodeck always has been your domain.
Pekala, sanal güvertenin üzerinde daima böyle etkileri olmuştur.
Since then, I have travelled to every corner of his domain and beyond it.
O zamandan beri, onun ülkesinde ve çevresinde her köşeye gittim.
Things have changed in my little domain lately.
Küçük muhitimde işler değişti son günlerde.
Who enters my domain?
Mülküme giren kim?
Well, now that you can focus again, what do you say we get back to surface tension of domain walls?
Artık tekrar odaklanabileceğine göre alan duvarlarının yüzey gerilimine dönsek mi artık?
You walk into his domain, you'll all be puffs of dust.
Onun muhitine girerseniz hepiniz küle dönersiniz.
The kitchen of her house was left unsearched because that was her domain.
Evinin mutfağı aranmamıştı, çünkü orası kendi mülküydü.
Is it nonsense that I cannot ride in my own domain without being murderously attacked?
Öldüresiye saldırılar olmadan, kendi ülkemde gezememem saçmalık.
How does your brain feel about calculating the surface tension of the domain walls?
Beynin alan duvarlarının yüzey gerilimini hesaplama konusunda ne düşünüyor?
- Master of his domain?
- Memleketin başına mı geçti?
Guard our domain.
Beyliğimizi koruyun.
A robot must never construe or trespass on the domains of man!
Bir robot insanlar üzerinde etki kurmamalı.
This is how the ruler of a castle and domain conducts himself...
Bir kalenin ve ülkenin hükümdarı bu şekilde davranır.
Go back to your own domain.
Beyliğinize geri dönün.
Because it's in the public domain.
- Çünkü kamusal alanda.
You see, each clock tick means a soul has left my domain.
Saat her ses çıkardığında muhitimden bir ruhun ayrıldığı anlamına geliyor.