Примеры использования: docile

He's very docile.
Çok uysaldır.
But it will keep you docile.
It says here that the ostrich is generally a docile creature.
Burada devekuşlarının uysal hayvanlar olduğu yazıyor.
May I make him docile, Lord?
- Uysallaştırayım mı Lordum?
put a bell around my neck and scratch my belly, kids, for i am just a docile housecat now.
Artık uysal bir ev kedisi olduğumdan boynuma bir zil bağlayın ve karnımı kaşıyın çocuklar.
It keeps you shape-takers docile.
Siz Şekil Değiştiren'leri uysallaştırmak için.
It's docile.
Uysal durumda.
That'll make him docile.
She's manipulative, yet completely docile.
Hırçın kızı artık tamamen yumuşak başlı.
Ladies, we have been docile too long.
Bir hayli uzun süredir uslu duruyoruz, hanımlar.
Can it be noted that some of us are being downright docile?
Bazılarımızın tamamen yumuşak başlı yaklaştığı da yazılabilir mi?
Docile now?
- Uslu duracakmısın?
You ever met a more docile creature than Jody here?
Jody'den daha yumuşak başlı birini gördünüz mü?
You become docile under the blanketry
Battaniyenin altında uslu oldun.
Docile and helpful.
Yumuşak başlı ve yararlı.
Some say the patients become reasonable, docile.
Hastaların daha makul, uysal hale geldiğini söyleyenler var.