Примеры использования: divine

Almost seems like divine justice.
Sanırsın ilahi adalet.
In divine presence, we find ourselves..
Tanrısal varlıkta, biz kendimizi bulduk..
The gold is um... divine.
Altın rengi cennetten gelmiş gibi olmuş.
Stay thy hand and trust in the Divine.
Senin elini kaldır ve ilahiyatçıya güven.
I'll see what I can divine.
Ne sezebileceğime bakarım.
You've got that and divine retribution.
Bunu yaptın ve ilahi olarak cezalandırılacaksın.
A divine music bursts out over them all.
Tanrısal bir müzik herkesi kuşatıyor.
I have with me the heavens divine.
"Cennetin kapıları benim olur."
Tony, was divine, you.
Tony, harikaydı!
If he really is a divine talent, what's the harm in humbly inviting him?
Dedikleri gibi kutsal bir yetenekse kendisini kibarlıkla davet etmenin ne zararı olacak ki?
A knowledge that swords, like other deadly weapons, come not from man, but from a divine or extraterrestrial origin?
Diğer ölümcül silahlar gibi, kılıç yapımı bilgisi de insanlardan değilde bir ilahtan veya dünyadışı bir varlıktan mı geldi?
-Dante's Divine Comedy.
- Dante'nin ilahiyat komedisi.
Look at Andy Divine over here.
- Andy Divine'a bak burada.
He is divine.
Harika dans eder.
Oh, darling, that's divine.
♫ Though I climbed up You're looking divine
¶ Ben yukarılara tırmanırken, sen hala ilahı arıyorsun