Примеры использования: dissolved

These nodules grow in partnership with bacteria by taking up minerals dissolved in the seawater.
Bu yumrular bakterilerle işbilirliği yaparak deniz suyunda çözünen mineralleri kaplayarak büyürler.
And if we win, we dissolve the patent, so that he can't do this to anyone else ever again.
Eğer başarırsak, patenti hallederiz, o da sonrasında kimseye aynısını yapamaz.
Once these testosterone pellets dissolve, your system will be back to normal.
Testosteron tabletleri eridikten sonra herşey normale dönecek.
I'm confident he'll dissolve our engagement.
Nişanımızı bozacağından eminim.
Or his tongue forever stilled, before commanding to dissolve this marriage in favor of Varinius?
Yoksa Varinius için bu evliliği feshetme emrini veremeden dilinin sonsuza dek kilitlenmesi mi?
Cigarettes dissolve cholesterol.
Sigara kolestrolü yok ediyormuş.
A good joke just... uh, seems to make fear dissolve.
Sadece bir şaka... ah, korku sorununu çözemeyecek gibi görünüyor.
The capsule was designed to dissolve in 12 hours.
Kapsül 12 saat içinde çözünecek şekilde tasarlandı.
We gotta wait for the salt to dissolve.
Tuzun çözülmesini beklememiz gerekiyor.
The alpha leukocytes apparently do not dissolve.
Alfa akyuvarlar çözünmüyor.
Coumadin would dissolve the clot, fix his eyesight.
Coumadin pıhtıyı eritip görüşünü geri getirebilir.
- This will dissolve her.
- Bu onu dağıtacaktır.
Or I will dissolve our partnership.
Yoksa ortaklığımızı sonlandırırım.
They're caverns dissolved out of the limestone by the rain.
Bunlar yağmurla kireçtaşından çözünen büyük mağaralardır.
- It should have dissolved.
- Bu konuyu hallettik sanıyordum.
The kind that dissolve in your mouth.
- Ağızda eriyenlerinden.