Примеры использования: disorganized

A disorganized one.
- Dağınık bir takım.
Fragmented, disorganized.
Parça parça, karışık.
The far, far future is going to be a very, very disorganized place, but the far, far past was highly organized.
Uzak gelecek çok daha düzensiz olacakken uzak geçmiş aşırı düzenliydi.
No, his thought process is too disorganized.
Hayır, düşünce yapısı çok dağınık.
A disorganized brain is lacking in moral principles.
Karışık bir kafa ahlaki değerlerden yoksundur.
And they're also disorganized.
Ayrıca düzensizler.
Sure we're a little disorganized...
Tabii, biraz dağınığız.
-...disorganized speech, incoherence--
-...karışık ifade ve tutarsızlık...
Well, they seemed just a little bit disorganized.
Şey, sanki biraz düzensiz gibiler.
He's too disorganized to bring a gun.
Silah getirmeyecek kadar dağınık.
Large, casual, very disorganized.
Tesadüfen ve çok karışık oldu.
Catatonic, disorganized...
Katatonik, düzensiz...
The Hybrid is disorganized.
Melez dağınık.
I'm so disorganized.
- This is a very disorganized militia.
- Çok düzensiz bir milis kuvveti bu.
I requested it, but the radio station's a bit disorganized.
Kanaldan istedim ama... sanırım biraz dağınıklar.