Примеры использования: disapproval

We beg that you leave us quietly and not destroy us and what good work we manage despite your disapproval.
Sakin bir biçimde ayrılıp bizi ve itirazına karşın başardığımız güzel çalışmayı yok etmemeni rica ediyoruz.
I am really not in the mood for your righteous disapproval right now, okay?
Şu anda bu erdemli, beni onaylamayan tavrına hiç gelemem.
What kind of person revels in disapproval?
Ne tür bir insan kınanmaktan zevk alır?
He deceived us because he feared his aunt's disapproval.
Teyzesinin itirazından korktuğu için hepimizi kandırmış.
Do I detect a look of disapproval in your eye?
Gözlerinden beni onaylamadığını anlıyorum?
I hear the disapproval in your voice when I'm with Genevieve.
Genevieve ile birlikteyken ses tonundaki kınamayı fark edebiliyorum.
Yes, well, we had to put up with plenty of disapproval in the jury room too.
Evet, şey, Jüri odasında da bir kaç itirazla el kaldırdık.
You see, I adore telenovelas, much to the disapproval of my father.
Ben pembe dizi hayranıyım, her ne kadar babam bunu onaylamasa da.
I guess we're lucky her disapproval will be stuffed behind a mask.
Sanırım hoşnutsuzluğu bir maskenin arkasında kalacağı için şanslıyız.
He thought he would meet disapproval
Ayıplanacağını düşünmüştür.
Your voice is no longer attractive to me with that note of disapproval.
Sesin o onaylamama tonuyla artık bana çekici gelmiyor.
"Pejorative" is a word that expresses contempt or disapproval.
"Küçültücü" küçümseme ve hoşnutsuzluğu gösteren bir kelimedir.
I'm suffocating under the weight of your collective disapproval.
Topluca ayıplamanızdan da bunaldım.
DOESN'T SOUND LIKE DISAPPROVAL.
Bu onaylamama gibi durmuyor.
I sense your disapproval, Maze.
Hoşnutsuzluğunu sezebiliyorum Maze.
But for me you had nothing more profound, damn it, then disapproval.
Fakat bana ayıplamaktan başka bir duygu beslemiyordun.